evin önünde sulanmayan çiçekler gibi

-sen böyle değildin ya. noldu sana. düşünme bu kadar.

içimdeki umutsuzluğu insanlardan saklayamadığım zamanlar oluyor. konuşmaktan korkuyorum. ağzımı açmaktan, gördüklerimi söylemekten. anlatmaktan. bugün direksiyon sınavı vardı. koltuğun sırt kısmını ayarlayamadığımdan doksan derecelik açıyla araba kullandım. biraz tuhaf olduğunu itiraf etmem lazım. sanırım iyiydi ve geçeceğim. yarın öğreneceğiz sonuçları. aklımda bazı şeyler var. onları yapmak istiyorum çünkü kendimi çok çirkin ve çok yalnız hissediyorum. sevdiğim üç insan da benden çok uzakta. bir şeylerin bir türlü geçmediğini anladığımda, olanlar çoktan olmuş oluyor. geç kalmış oluyorum. kendimi mutlu etmenin bir yolunu bulmalıyım.


başım düştü saksıma.

4 yorum :

m. dedi ki...

böyle bunu okuyunca bişey deme gereği hissedip de dicek tatmin edici hiç bişeyimin olmaması çok kötü

ekin dedi ki...

diyecek bi şey olmayan anları kınıyoruz. AMA GEÇTİ.

Yirmibeşinci Kare dedi ki...

pinhani'nin istanbul'u sevdiren şarkılarından alıntı yap sürekli. sürekli okuyalım seni, sürekli yorum yazalım. yapmasan bile yaz ki, gözler mahrum kalmasın çoğu şeyden.

ekin dedi ki...

ben mutlandım bu yoruma. teşekkür ederim.