"işte önemli iki takımın maçı var. real madrid, liverpool gibi böyle bayağı büyük iki takımın ama on dört şubata denk geliyor. işte bütün kadınlar sinemaya gidelim, sinemaya gidelim, diye ısrar ediyorlar. sinema salonunda erkekler tabi bi saate bi ekrana bakıyor, gerginler falan derken ışıklar kararıyor ve ekranda maç canlı olarak yayınlanmaya başlıyor. adamların suratını görmeniz lazım tabi. çocuklar gibi mutlular."
endişelenmeye başlamam gereken yer bir insanın nefes alıyor ve güvende olduğunu bilmenin bana yettiğini anladığım an mıydı, yoksa kendimi ona ait jest ve mimikleri yaparken yakaladığım an mı? 

ya da şurdan bakarsak, belki de şarkılar hep başkasının.
bi gece tanıştığın biri çok şey değiştirebilir. sonra durdum dedim ki, neden mutlu olmayacakmışım?