çok da umrum

adlı eserimin taslağına hep birlikte bakalım:

bazılarımız orada dynamic ve balanced bir şeyler görüyor olabilir. mühim olan hocanın görmesi - which is ay em very şüpheli about. şimdi bunları kartondan kesip kartona yapıştıracağım. zira haftalardır hayatım bundan ibaret. 

dün art and culture dersinde çok acayip şeyler oldu. sınıfta kızın biri hoca düğün fotoğrafçılığından bahsederken söz alıp bu dersin daha ne kadar bu şekilde gideceğini, hiçbir şey anlamadığını, DERSİN ÇOK FİLOZOFİK OLDUĞUNU, hocanın bu zamana kadar slayt hazırlamayla ilgili bi kursa gidip gitmediğini, slaytta bu kadar yazı olmasının doğru olmadığını, accık da resim eklemesi gerektiğini söyledi. daha başka şeyler de sarf etti kendisi ama ben o sırada şok geçirdiğimden oralar aklımda kalmamış. hoca önce sakin bi şekilde cevap verdi ama bahsi geçen şahıs aynı tarzda cümle israfı yapmaya devam edince -ki ben de tam o sırada içimden "hala sakin, hala sakin, hala sakin lan!" diyordum- titreyerek üniversiteden kendisinin ne beklediğini bilemeyeceğini ama burada işlerin böyle yürüdüğünü, üniversitenin felsefenin tam da yeri olduğunu ve dahasını bağırarak söyledi. ha bana kalırsa sesi şok geçirmesi sebebiyle hala kısık çıkıyordu orası ayrı. tabi ki olay üzerine ders erken bitti ve ben de dönüş yolunda sınıfımızdaki kenyalı hatun kişiyle konuşma fırsatı yakalamış oldum. her ne kadar hoca onun da anlaması için ingilizce cevap vermiş olsa da bahsi geçen gerizekalının ingilizcesi yetersiz kaldığından asıl olayı anlayamamıştı tabisi sevgili kenyalı. kendisiyle konuşmam çok acayip bir olay bu arada çünkü hatunla kimse konuşamıyor. birincisi hatun kendi halinde, ikincisi aksanının olayı zora sokması. dediklerinin yüzde yetmişini algılayabildim ben mesela. bazı yerlerde gülüp, yees dedim, çok anlamışım gibi. ama daha da ilginci evli olmasıydı lan. hatta kocası yüzünden buraya gelmiş ve on yıl kalacaklarmış. ama neden geldikleri kısmı işte o yüzde otuzun içinde kaldı dostlar. ayrıca ilk ankara'nın yerine baktığında afganistan ve iran gördüğü için yakınlarda acayip korkmuş. ya da ben öyle anladım. okeeey. fine. see you later. bikoooz "what can i do sometimes?"

4 yorum :

Dentes Lactei dedi ki...

merhaba ne okuyorsun bölümün ne diye sorabilir miyim?

ekin dedi ki...

selam! iletişim ve tasarım okuyorum.

Sam dedi ki...

kenyalı hatun olayı iyiymiş ya (:

ekin dedi ki...

gel sen anlamaya çalışırken ne çektiğimi bir de bana sor.