gençler!

tabi ki de kimseye böyle hitap edecek değilim. 

şimdi biliyorum ki aramızda kumral ada mavi tuna'yı seven sayan arkadaşlarımız var ki aralarından bazılarını pek de severim, kendisileri kendisilerini bilirler. evet kendisileri. ama fakat lakin iki yeşil su samuru'nu okumuş sevgili kardeşlerimin aradaki benzerliği gözden kaçırmayacaklarını düşünüyorum. üstüne üstlük iki yeşil su samuru 91 kumral ada mavi tuna 97 basımlı kitaplar ki, su samurlarının çok daha başarılı olduğu konusunda hemfikir olabileceğimizi düşünmüyor değilim. bilmiyorum belki edebiyat eleştirmenleri buna kendi tarzını oluşturmak falan da filan diyorlardır ama bi okur olarak aynı yazarın benzerlik çizgisini şöyle böyle aşan yapıtlar vermesini HOŞ BULMUYORUM. uzuner de beni bekliyordu zaten.

neticede kitap beklentilerimi fazla karşılayamamış olmakla birlikte sınava hazırlık süresince kaybettiğim ve tekrar kazanamamaktan dolayı ödümün patladığı "kitap okuma alışkanlığı"na geri dönüş için çıtır çerez bi basamaktı.

arz ederim. 

2 yorum :

JG dedi ki...

ekşi sözlükteki yazarlar sağ olsun, olumsuz yorumları yüzünden iki yeşil su samurunu okumaktan vazgeçmiştim açıkçası. konusunu falan da araştırmadım ama sen beğendiysen güzeldir bence. yeniden listeme ekleyeyim ben onu.

kumral ada mavi tuna'daki şair dayı Atilla İlhan diye okumuştum bir de ben. doğal olarak pervin gökay çolpan ilhan, süreyya mercan da sadri alışık oluyor. ama ne kadar doğrudur bilemiyorum.

bu arada beni askerde geçen bölümler de sıkmıştı ara ara.

ayrıca bu tarz yazan kadın yazarların kaderi kendilerini tekrarlamak(böyle deyince de olmadı ama senin de demek istediğin şeyi kastediyorum) sanırım. Canan Tan için de aynı şeyleri söylüyorlardı. Hoş, ben bir tek yüreğim seni çok sevdi'yi okudum onun kitaplarından ve aşırı sıkıcı gelmişti bana. diğerlerine de aşağı yukarı aynı dedikleri için hiç bakmadım.

bir de buraya gelince çenem düşüyor.

ekin dedi ki...

iki yeşil su samuru okulda okunması gereken kitaplar arasındaydı ve dürüst olayım ilk okuduğumda burun kıvırmıştım. sonraları kitabı yeniden karıştırdığımda cümleleri sevdiğimi fark ettim ki o sırada yaşadığım bazı şeyleri göz önüne alırsak bi nevi kitapta kendini bulma süreciydi. karşılaştırmada daha iyi bence evet ama zevkler ve renkler meselesi tabi ki.

kitabın başında attila ilhan'a diyor aslında, neden olmasın diye düşündüm şimdi. bi de şu balıkçı osman falan. acaba çocuklar? o iç savaş muhabbeti zaten.. beni öldürdü.

canan tan'ı duydum hatta gördüm annemde var da kitapları hiç okumadım. bakmak lazım ona da.

ayrıca çenenden kimse rahatsız değil!